
Birkat Amazon Tora tarafından emredilen çok önemli bir kutsamadır ve belli bir miktar ekmek yedikten sonra söylenmesi gereken berahadır.
Dört beraha: Gemara Masehet Berahot 48/B’de Birkat Amazon’u oluşturan dört önemli berahadan söz edilir. İlk beraha çölde “man” gıdası yağmaya başladığı zaman Moşe Rabenu tarafından derlenir. Tora yiyecek doyacak ve kutsayacaksın derken bu berahanın da önemini gözler önüne sermektedir. Erets Yisrael armağanından sonra Bene Yisrael’i kutsal topraklara götüren Yeoşua Birkat Amazon’a ikinci berahayı ekler. Burada yer alan ifade Erets Yisrael’in güzelliğini ve bereketini bizlere göstermektedir.
Bir başka beraha Kral David ve oğlu Kral Şelomo tarafından oluşturulur. Bu beraha hem Bet Amikdaş’ın hem de Yeruşalayim’in Yahudi hayatındaki önemini ve yerini bizlere öğretmektedir. Her gün Amida duasında bu konuya gönderme yapan dualarımız Birkat Amazon’da da bunun ehemmiyetinden söz etmektedir. Şu ana kadar ifade ettiğimiz üç beraha Tora emri olarak kabul edilir.
Birkat Amazon içinde yer alan dördüncü beraha Rabiler tarafından derlenmiştir. Bu beraha “atov veametiv – iyi olan ve iyilik yapan” olarak bilinir. Gemara bu berahanın kaynağının Betar kalesinin düşmesine bağlı olarak gerçekleştiğini öğretir. Betar şehri Roma imparatoru Hadrian zamanında ele geçirildiğinde yüz bin kişi katledilir. Betar şehri, zenginlik ve refahın tadını çıkaran on binlerce belki de yüz binlerce Yahudi'ye ev sahipliği yapan büyük, hareketli bir metropol olarak bilinir. Romalılar, Şimon Bar-Kohba liderliğindeki Yahudilerin isyanını bastırdığında, Betar şehri isyancıların son kalesi durumundadır. Romalılar sonunda şehri ele geçirir ve tüm sakinlerini katleder. Bundan sonraki birkaç yıl boyunca, Roma yetkilileri cesetlerin gömülmesine izin vermeyi reddeder. Hatta Hadrian bunlarla bir sur oluşturur. Bir süre sonra hayatta kalan Yahudilere Betar halkını gömme izni verdiklerinde, cenazeleri gömmeye gelenler cesetlerin bozulmadığını görürler. Bu gerçek bir mucizedir. Gemara, bu Beraha'nın Roma hükümetinin Yahudilerin Betar sakinlerinin kalıntılarını gömmelerine izin verme kararının ardından yazıldığını açıklar. Hayatını kaybedenlerin gömme fırsatının ele geçmesi hem de cenazelerin bozulmamış olmasının verdiği mucizesini anmak için, Rabiler Birkat Amazon'da "atov veametiv" Beraha'sının okunmasını başlatırlar.
İlginç bir alaka: Buraya kadar anlaşılmayan bir şey yok gibidir. Ancak Rabilerin Betar halkının cenazelerinin defnedilmesinin nasıl Birkat Amazon ile ilişkilendirildiği önemli bir sorudur. Rabiler bir başka durumda bu berahayı katabilirler desek haksız olmayız. Betar ile Birkat Amazon arasında nasıl bir bağlantı kurulabilir sorusunun cevabını anlamaya çalışacağız.
Tora üzerine yaptığı açıklamaları içeren “Meşeh Hohma” adlı eserinde Rav Dvinskli Meir Simha’nın öğretilerine yakından bakalım. Burada Birkat Amazon mitsvasının temelinde yatan kavramlara bakacağız.
Moşe, Bene Yisrael'e kibir ve kendi kendine yeterlilik duygularına karşı uyarısı sırasında bu Mitsva'dan Ekev’de söz eder. İnsanların çöldeki mucizevi varoluşlarını bırakıp kendi yiyeceklerini üretecekleri ve zenginlik biriktirecekleri İsrail Topraklarına girdiklerinde, kendi kendilerine "Kohi Veotsem Yadi Asa Li Et ahayil aze - gücüm ve elimi kuvvetim benim için tüm bu zenginliği yarattı" diye düşünmeye başlayabileceklerini söyler. Bu bağlamda Moşe, Birkat Amazon Mitsva'sını aktarır ve "Yiyeceksiniz, doyacaksınız ve Tanrı’yı kutsayacaksınız" talimatını verir. Yemek yedikten ve doyduktan sonraki doğal eğilim, kişinin kendisiyle gurur duyması, yeteneklerine güvenmesi ve güvende hissetmesidir. Bu nedenle, yedikten ve doyduktan sonra Tanrı’ya yönelmemiz, tüm başarılarımızı ve tüm nimetlerimizi O'na atfetmemiz, sahip olduğumuz her şeyin ve başarabildiğimiz her şeyin O'nun lütfu ve nezaketi sayesinde olduğunu kabul etmemiz emredilmiştir.
Bunu akılda tutarak, Meşeh Hohma, Birkat Amazon ile Betar hikayesi arasındaki bağlantıyı anlayabileceğimizi yazar. Bahsedildiği gibi, bu şehrin sakinleri zengindir. Kendilerini güvende ve emin hissetmemeleri için bir neden yoktur. Ancak trajik bir şekilde, güvenlik hislerinin hayali olduğu ortaya çıkar. Sonunda oldukça acı ve yıkıcı bir sonla karşılaşırlar. Doygunluğun doğal etkilerini dengeleme çabasının bir parçası olarak, yeteneklerimize ve çabalarımıza aşırı güvenmekten kendimizi korumak için Birkat Amazon'u okurken bu felaketi aklımıza getiririz. Böylece tüm ihtiyaçlarımız için Tanrı’ya olan mutlak bağımlılığımızı her zaman hatırlarız.
Bir öykü: Kotel'de bulunan bir Rabinin hikayesi anlatılır. Rabi birinin Tanrı’ya lastiğinin patlaması için dua etmektedir. Rabi adama döner ve neden böyle bir talepte bulunduğunu sorar.
Adam hepimiz her zaman dönen bir çarka aşinayız," şeklinde söze girer. "En alttakiler zamanla zirveye çıkar ve en üsttekiler zamanla en alta düşebilir. Şu anda büyük bir başarının tadını çıkarıyorum ve bu yüzden Tanrı’dan çarkımın dönmesinin durması için bir patlak lastik rica ediyorum.”
Bu adamın yanlış düşüncelere takılıp kaldığı aşikardır. Bu çark asla isteğe göre dönmez. Büyük refah ve güvenlik zamanlarında bile savunmasızlığımızın her zaman farkında olmalıyız. Zengin olarak yatağa girip fakir olarak uyanan insanlarla ilgili birçok hikaye anlatılır. Başarıyla kutsandığımızda, Tanrı’ya olan bağımlılığımızı asla gözden kaçırmamalı ve sürekli olarak O'na devam eden bir istekle dua etmeyi sürdürmek gerekir.
Rav İsak Alaluf’un Ekev 5785 Peraşasından alınmıştır.

