Yazdır

Geleneklere bağlı Yahudi anne ve babaların (özellikle babaların) Şabat mumları yakıldıktan sonra, veya masada Şabat yemeğinden önce çocuklarını takdis etmesi, adet haline gelmiştir.

Anne veya baba çocuklarının alnına dudaklarını değdirerek ve çocuklarına sarılarak şu duayı okurlar: ''Tanrı seni Efrayim ve Menaşe gibi etsin...'' (büyükbabaları Yaakov tarafından takdis edilen Yosef'in iki oğlu, Bereşit 48:20). Kızlar için ise: '' Tanrı seni Sara, Rivka, Rahel ve Lea gibi etsin...'' (dört annemiz) ve hemen peşinden Kohenlerin şu duası: ''Tanrı seni mübarek kılsın, ve seni korusun; Tanrı sana yüzünü parlatsın, ve sana lütfetsin; Tanrı sana yüzünü kaldırsın ve sana selamet versin.'' (Bamidbar 6:24-26). Bu duayı okuduktan sonra birçok anne ve baba her çocuk için özel bir mesaj eklemeyi de ihmal etmezler. Örneğin bir baba, geçmiş hafta içinde çocuklarıyla ilgili ve özellikle gurur konusu olan bir konuyu çocuklarına hatırlatmayı ihmal etmediğini anlatmaktadır. Diğer bir baba ise çocukları için kendi özel duasını eklemeyi tercih eder: '' Tanrı her zaman senin yanında olsun, ve birgün sen de, senin bize sağladığın gibi sana neşe verecek çocuklarınla birlikte birçok Şabat gecesi yaşayasın...''

Yaşlı bir Kuzey Afrika Yahudisinin Safed şehrinde buna benzer bir duayı söylediğine şahit olan Rav Herbert Wiener, şu sözleri yazar: ''O anda, çocuklarını rahat yaşatmak için her türlü önlemi almış olan başarılı şehirli babalar aklıma geldi. Belki de onlar çocuklarından, sadece dualarını sunabilen Kuzey Afrikalı baba kadar saygı ve hürmet görmeyeceklerdi.''

Anne ve babalar Şabat gecesi dışında, örneğin önemli bayramlardan önce de çocuklarını takdis eder. Örneğin Yom Kipur'un arifesindeki gece böyle bir uygulama yapılabilir. Ailelerin birbirlerinden zaman ve mesafe olarak uzak ve ayrı olduğu günümüzde bu bayramlar öncesinde, telefonla veya mesaj bırakarak bu duaların aktarılması da görülmemiş bir uygulama değildir.

Çocuklarını her hafta takdis etmeyi adet haline getirmiş olan insanlar bu uygulamanın beklenmedik faydalarını da görürler. Bazı ailelerde çocuklar, anne ve babalarından gelen dualar karşılığında onlara kendi dualarını gönderirler.

Bir kadın, bu takdis geleneğini seyreden komşularının ona, kocasının çocuğuna ne gibi bir hediye sözü verdiğini sorduklarını anlatmıştı. Baba kızının kulağına fısıldadığında, çocuğun yüzü öyle aydınlanmıştı ki, bunu seyredenler muhakkak bir hediye sözü verildiğini düşünmüşlerdi.

Bazı Yahudi gelenekleri zaman alır ve uygulanmaları özel bir çaba gerektirir. Çocukları takdis etme geleneğimiz ise, herkese büyük zevk veren bir uygulamadır. ***