Yazdır

Bir okulun servis otobüsündeki çocuklardan bazıları, okula yeni kaydolan ve biraz da kilolu olan kızla alay ediyorlar, pek de atletik yapıya sahip olmayan bu kız için uydurdukları iğneleyici şarkıları yüzüne karşı hep birlikte söylüyorlardı.

Otobüste bulunan kızlardan biri akşam eve vardığında o gün otobüste yaşananları babası ile paylaştı. Duyduklarından çok etkilenen babanın nutku tutulmuştu. Kızı ise onu şaşkınlıkla izliyordu. Çocukların bu arkadaşlarına takılmaları kadar önemsiz bir meselenin babasını bu kadar çok etkileyip üzeceğini hiç düşünememişti.

Bunun üzerine baba, başkasını utandırma eyleminin Yahudilik açısından ne kadar ciddi bir suç olduğunu kızına anlatmaya başladı. Çocukların bu tür davranışlar için kullandıkları "takılmak" sözcüğünün aslında yapılan bu kötülüğü nasıl gizlediğini ve önemini azalttığını açıkladı. Başka bir çocuğu utandırmanın veya onunla alay etmenin gerçek anlamdaki "takılmaktan" çok daha kötü bir davranış olduğunu anlattı. Yahudiliğin bu tür davranışları cinayetin bir türü olarak gördüğünü, eğer bu tür utandırma ve alay uzun müddet devam ederse, insanın kendine olan saygısını yitirebileceğini, bu hareketlerin kişinin kendini aptal gibi hissetmesine neden olabileceğini ve hayatını mahvedebileceğini açıkladı.

Babasını iyice dinlendikten sonra kız, o arkadaşını arayıp evine davet etti. Telefon görüşmesi sırasında kız, otobüste güçlü görünmeye çalışmasına rağmen (onunla alay eden çocuklara, "Ne dediğiniz beni hiç ilgilendirmiyor, beni rahatsız etmiyor" demesi gibi) aslında çocukların alaylı sözlerinin onu çok kötü etkilediğini itiraf etti.

Eğer daha küçük yaştayken çocuğunuza başka bir insanla alay etmenin ve onu utandırmanın bir insanın yapabileceği en büyük kötülüklerden biri olduğunu öğretirseniz, sadece çocuğunuzun ruhunu kurtarmakla kalmayacak, tanımadığınız başka bir çocuğu da acı ve mutsuzluktan kurtarmış olacaksınız.